İnsanların kişisel hobileri vardır; evlerinde, kedi, köpek, kuş, balık, küçük maymun, kaplumbağa yetiştirirler.
Bazı insanlarda da doğaya hayranlıktan doğan aşırı çiçek merakı vardır. Nadir çiçekleri bularak, üretirler. Onlarla dost olurlar, konuşurlar.
Akşam olunca akşam sefalarının açılışını beklerler.
Dokununca yaprakları kapanarak kendisini korumaya alan KÜSTÜM ÇİÇEĞİ ile şakalaşırlar.
Benim de nadir çiçeklere karşı hayranlığım vardır.
KAKTÜSLER yetiştirmesi zor olmakla birlikte dikkatimi çeker. Ciddidirler, gururludur, herkesle konuşmazlar.
Bir gün akşam, büyük bir kaktüs çiçeğinin yavaş yavaş açılışını Hayretle izledik bu akıl almaz bir mucizeydi…
Geçen yıl Giresun’da gördüğüm harika Fırça Çiçeğini Ankara’ya getirdim ama tutturamadım.
Şurası bir gerçektir ki botanik dünyası mucizelerle doludur
Doğadaki renk, koku, görünüş itibariyle farklı olan çiçeklerin her biri ayrı bir güzellik taşır.
Çiçeklerin kalıcı süsleme sanatında önemli bir Yeri vardır.
Müzik Hayatında ise çiçekler; yüzlerce şarkının, türkünün malzemesi olmuştur.
Bayanlar, çiçeklerin renklerinden, desenlerinden esinlenerek güzel giysi tasarımları yapmışlardır.
Ayrıca; bayanlar yaşla, başla değişmeyen gurur ve kıskançlık huylarını muhtemelen çiçeklerden kapmışlardır.
Aşık Veysel’in:
Bayanların kıskançlığını ifade eden,
Çiğdem derki ben alayım
Yiğit başına belayım…
Diye başlayan şarkı
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN albümünde yer almıştır.
Hepinize çiçek dolu günler diliyorum.
Çiçekler gibi yolunuz rengarenk çiçekler gibi açık ve ferah olsun