Her Yerde Kar Var

Türkiye sert bir kış geçiriyor. Bir taraftan kar, buz, soğuk diğer taraftan pandemi riski yaşantımızı zora sokuyor.

Kar yağışı daha ziyade Gaziantep, Kahramanmaraş ve İstanbul’da etkisini gösterdi. Kar yağışı birçok yolun kapanmasına, hizmetlerin aksamasına neden oldu.

Meteorolojiye göre 49-50 il kar altında kaldı. İstanbul’da kar yağışı devam ederken hayat durdu. İstanbul-Ankara Tem yolu trafiğe kapatıldı, sonra açıldı.

Havalimanlarından kalkacak birçok sefer iptal edildi.
Tarih sayfalarına baktığımızda Türkiye’nin zaman zaman sert kışlara maruz kaldığını görmekteyiz.

1.AĞIR KIŞ: 1929 yılı ocak ayında İstanbul’da bir gece yarısı başlayan çok şiddetli fırtına ve kar yağışı iki ay sürmüştü.

Bu sürede İstanbul’u etkisi altına alan kar, maddi hasarlara sebep oldu. Odun ve kömür fiyatlarına zam yapıldı.

21 Ocak 1929 da AYA DİMİTRİ Kilisesi’nde çıkan yangın hızla diğer evlere sıçradı. Yangını söndürecek suyun bulunamaması ve sert hava koşulları nedeniyle 500 ev yandı.

2 Şubat 1929’da vapur ve tren seferleri yapılamadı. Bostancı, Erenköy, Beykoz gibi şehrin uzak semtlerinde hayat durdu. Aç kalan kurtlar Beşiktaş’a indi, mahallelerde dolaşmaya başladı. Buzlanma nedeniyle kazalar meydana geldi. Haliç sahilinde sekiz santimlik buz tabakası oluştu. Dönemi yaşayanlar yoğun kar yağışı nedeniyle cenazelerin bir süre mezarlıkta bekletildikten sonra gömüldüğünü söyledi.

1 Mart 1929 tarihinde gece yarısından sonra İstanbul Boğazı’na büyük buz kitleleri hâkim oldu. Boğaz ve limanda 10 metre genişliğinde ve üç metre kalınlığında iri buzlar oluştu. Kar yağışları 12 Mart’a kadar devam etti.

2.AĞIR KIŞ: 23 Şubat 1954 tarihinde bütün Türkiye’de başlayan kar, 10 -15 gün devam etti. Karadeniz Boğazı, Tuna ve diğer nehirlerden kopan 15-20 metre genişliğindeki büyük buz parçaları İstanbul Boğazı’na sürüklendi. Vapur seferleri iptal edildi. Günler geçtikçe buzlar Üsküdar ve Haydarpaşa’ya kadar geldi. İstanbul’daki dondurucu soğuk odun ve kömür fiyatlarını artırdı. Bazı fırınlarda ekmek bulunamadı. Dolmuş ve taksi ücretlerine de zam yapıldı.  İstanbul halkının kıyılarda toplanması ve buzların üstünde fotoğraf çektirmeleri yasaklandı.

3.AĞIR KIŞ:  4 Mart 1987 gecesi İstanbul’da yağmaya başlayan kar, yaklaşık bir ay boyunca etkisini sürdürdü. Balkanlardan gelen kar yüksek kesimlerde dört metreyi geçti. Hava sıcaklıkları bir gecede dokuz dereceden -4 dereceye kadar düştü. 2 hafta boyunca okullar kapalı kaldı ve çalışanlar iş yerlerine gidemedi. Tüp, odun, kömür ve ekmek fiyatlarına zam geldi. Belediye hizmetleri aksarken elektrikler ve sular kesildi. Atatürk Havalimanı trafiğe kapandı. Kar fırtınası on gün sonra bitmesine rağmen karların erimesi yaklaşık bir ayı buldu.

İstanbul’da ve bütün Türkiye’de zaman zaman yaşanan kışlara rağmen müzik durmadı; Karlı dağı aştım da geldim, Pencereden kar geliyor, Kara basma iz olur gibi türküler varlığını sürdürdü.

1987 yılında İtalyan şarkıcı Salvador Adamo’nun “Tombe la neige” şarkısı Türkçeleştirilerek Nilüfer tarafından Türkiye’ye yayıldı:

Her yerde kar var kalbim senin bu gece
Belki gelirsin sen bakarken pencereden
Gözler yalnız özler, karda senden izler….

Gördüğünüz gibi Türkiye’de bazı kışlar çok karlı ve sert geçmektedir. Kar mikropları öldürür sözü; nezle, grip, sinüzit gibi enfeksiyon hastalıkları için doğrudur. Hatta Korona virüs grubundaki mikroplar için de geçerlidir ama bir şartla: karda, buzda, soğukta evden çıkmazsanız, topluluklara girmezseniz…!