Aspirinin İcadı

Dünyada en yaygın kullanılan tıbbi ilaçlardan biri aspirindir. Önceleri yalnız ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan  aspirin bugün kalp krizi, felç ve bazı kanser türleri ile mücadele de dâhil pek çok hastalığa karşı koruma amaçlı kullanılıyor.

Tarihçiler Aspirin’in 124 yıl önce yani 1897 yılında Almanya ‘da doğduğunu söylüyorsa da insanlık tarihinin en iyi bilinen ilacının öyküsünün 3 bin 500 yıl önce başladığı anlaşılıyor.

Yazılı kayıtlara göre M.Ö. 2 . yüzyılda romatizma ve sırt ağrısı çekenler için kurutulmuş mersin ağacı yapraklarının suda bekletilmesi ile oluşan suyun içilmesini öneriliyordu. Daha sonra modern tıbbın babası HİPOKRAT ; ateş ve ağrı için yazdığı reçeteye söğüt ağacı kabuğundan ekstre edilen suyun kullanımını yazıyordu . Bu sudaki salisilik asit, ağrıyı hafifletiyor ve hastayı rahatlatıyordu.

Orta çağda doktorlar Hipokrat’ın bu tedavi yöntemini unuttu, buna rağmen halk söğüdü sevmeye ve kabuklarını kullanmaya devam etti.

Bitkilere meraklı otacı kadınlar, söğüt kabuklarını toplar, kaynatır, ağrı ve ateşten şikayeti olanlara önerirdi. Söğüt MÖ 1500’lü yıllarda Eski Mısır tabletlerinde “ağrıyı öldüren bitki” olarak geçer.

Söğüt ağacı kabuğu ile ilgili durgun dönem, 1763 yılına kadar sürdü.

Bu yıldan sonra hastalara salisilik asit içeren ilaçlar yazılmaya başlandı.

Ağrılara iyi geliyor ancak kokusu ve yan etkileri hastayı daha da hasta ediyordu.

Ağrılardan şikayetçi olan biri de Bayer’de çalışan Bilim Adamı Dr. Felix Hoffmann’ın babasıydı.

Romatizmal ağrıları yüzünden salisilik asitli ilaçlar kullanan baba Hoffmann yatalak olmuştu. Dr. Hoffmann, tıp tarihinin en büyük buluşunu, babasının acılarını dindirmek için yaptı; salisilik asiti, asetilsali silik asite çevirdi. Bayer, iki yıl sonra 20’nci yüzyılın evrensel iksiri olarak adlandırılan Aspirin’i üretmeye başladı. Aspirin yoksulların satın alacağı kadar ucuz ve kolay bulunan bir ilaç oldu. İnsanları grip salgınlarından korudu. Ağrı kesici deyince akla Aspirin geldi.
Harika ilaç, 1971’e kadar bir sır olarak kaldı. Aspirin’i herkes biliyor ama kimse onun vücuda etkisini bilinmiyordu. Aspirin’in ağrıyı nasıl etkilediğini Prof. John R. Vane buldu. Bu buluş ona Nobel Ödülü ile SİR unvanı kazandırdı.

Sonuç olarak aspirinin menşeinin yıllar önce modern tıbbın öncüsü Hipokrat’ın söğüt kabukları üzerindeki çalışmalarına bağlı olduğu ve Hipokrat yemininin bu büyük tıp adamı adına verildiği bilinmektedir.

  • 1811
  • 6