Temel Kimdir?

Temel bir gün…” diye başlayan binlerce fıkranın yaratıcısı kimdir?

Yıllar önce KARADENİZ FIKRALARI olarak bilinen ve Karadenizlilerin ileri espri yeteneği ile yaratılan fıkraların üretimine TEMEL isimli biri el koymuştur !

Temel Rum kökenli bir isimdir. Bu ismin Karadeniz fıkralarına neden, ne zaman ve kim tarafından konulduğu bilinmemektedir.

Temel boyu, posu, kilosu, rengi, yaşı belli olmayan sembolik bir Karadeniz uşağıdır.

Karadenizlilerin hayat hikâyeleri, ilginç anıları, mizah anlayışlarına ilişkin gözlemleri fıkralara yansımaktadır.

Gerek bu fıkrasal yansımalar gerekse gerçek olaylardan derlenmiş anekdotlar Temel’in sembolik varlığını ortaya çıkarmıştır.

Böylece onu, belirsiz bir fıkra kahramanının ötesinde Hacivat-karagöz, Köroğlu, Nasreddin Hoca gibi mizah kahramanlarının arasında müteala edilmeye başlanmıştır.

Hacivat-karagöz özel hareketli şekilde belirlenmiş malzemenin perdede yansıtılmış, farklı bir ses tonu ve ani mizahlarla görselleştirilen bir tiplemedir.

Köroğlu ise; aslında eski bir asker olan, sonradan dağa çıkarak Celali İsyanlarına adı karışan bir eşkıyadır. Asıl adı Ruşen’dir. Bu ismi eski Türk destanlarındaki bir kahramandan almıştır. Köroğlu; yiğit, adaletli, inançla dolu ideal bir insan profilidir.

Nasreddin hoca ise ;1208-1284 yılları arasında yaşamış, her fıkrasında bir öğüt bir ders veren, ünü farklı isimlerle dünyaya yayılmış, bir filozoftur.

Temel’in doğum yeri ve tarihi bilinmemekle beraber ben Temel’i ve Fadime’yi 1950 li yıllarda Zonguldak Mehmet Çelikel Lisesi’nde okurken o yıllarda öğrendiğim bir tekerleme ile tanıdım .

Şöyle ki :

Zonguldak’ın ASMA mahallesindeki babasını ziyarete gelen Fadime Trabzon’daki temelin yanına dönmek ister babası onu TARI Vapuruna bindirir.

1950’li yıllarda Hopa Zonguldak arası sefer yapan ve buharla çalışan TARI Vapuru çok yavaş yol aldığı ve her limanda durduğu için üç dört gün sonra gideceği yere varırdı. Babası Fadime’yi Tarı vapuruna bindirdikten sonra Temel’e aşağıdaki telgrafı çeker:

“Tari yoladur,

Fadime orayadur,

ücüncü kamarayadur..

Asma’dan Osman…”

Temel’in güldürü ağırlıklı fıkraları Karadenizlilerin hiperaktif karakterini yansıtmaktadır.

Temel fıkralarını dinleyenler hiçbir şey düşünmemekte, sadece gülmektedir.

Herkesin kafasında tarif edilmeyen farklı bir temel vardır.

Ben Temel’i; Türk sinema tarihine yüzlerce eser bırakan Kemal Sunal’ a benzetirim.

Yazımı bitirirken sizlere beğendiğim bir Temel fıkrasını anlatmadan geçemeyeceğim:

Temel lokantada yemek yerken yan masaya gelen çekik gözlü müşteriye sorar.

-Abi sen Japon musun ?

Müşteri “değilim” der.

3-4 dakika sonra Temel tekrar sorar

-Abi sen Japon musun?

Müşteri tekrar “hayır Değilim” der.

 Temel duramaz 1- 2 dakika sonra tekrar sorar

-Abi sen Japon musun?

Deyince müşteri öfkelenerek

-Evet Japon’um ne olacak deyince Temel

-Vallahi hiç benzemiyorsun der.

Üzüntülerden ve acılardan arınmış gülebileceğimiz bir dünya dileklerimle…